Birçok kişi spora başlar; ancak azı devam ettirir. Spor salonlarının en yoğun olduğu dönemler genellikle yılın ilk aylarıdır, birkaç ay sonra bu yoğunluk hızla azalır. Peki sporu bırakanlarla sürdürenler arasındaki fark nedir?
Bu sorunun yanıtı, çoğu zaman disiplin ve alışkanlık kavramlarının doğru anlaşılmasında gizlidir.
Disiplin; bilinçli bir çaba, irade ve karar gerektirir. Spora ilk başlandığında:
Alarm kurulur,
Program yapılır,
Zorlanılsa bile devam edilir.
Ancak disiplin, yüksek enerji gerektirir ve tek başına uzun vadede sürdürülebilir değildir. Yoğun iş temposu, stres veya motivasyon düşüşü yaşandığında disiplin hızla zayıflayabilir.
Disiplin, sürecin başlangıcı için gereklidir; ancak devamlılık için yeterli değildir.
Alışkanlık; düşünmeden yapılan, günlük rutine entegre olmuş davranıştır. Spor bir alışkanlığa dönüştüğünde:
“Gideyim mi?” sorusu ortadan kalkar,
Spor, yapılması gereken değil doğal bir parça hâline gelir,
Zihinsel direnç azalır.
Psikoloji alanındaki çalışmalar, alışkanlık hâline gelen davranışların çok daha uzun süre korunduğunu göstermektedir.
Kısa sürede büyük değişimler beklemek, sporu bırakmanın en yaygın nedenlerindendir. Küçük ve ulaşılabilir hedefler, başarı hissini artırır ve devamlılığı destekler.
Sporun hayatın içine yerleşmesi gerekir. Sabit ama esnek zaman dilimleri, alışkanlık oluşumunu kolaylaştırır.
Sürekli zorlayıcı ve keyifsiz antrenmanlar, sporu bir yük hâline getirir. Kişiye uygun programlar, sporu sürdürülebilir kılar.
Motivasyon dalgalıdır. Bir gün yüksekken, başka bir gün tamamen kaybolabilir.
Spora yalnızca motivasyonla devam etmeye çalışmak, kaçınılmaz olarak kopuşlara yol açar.
Alışkanlık ise motivasyona ihtiyaç duymaz. Spor, o gün ruh hâliniz ne olursa olsun yapılan bir rutine dönüşür.
Sporun bırakılmamasında ortam da büyük rol oynar:
Kendinizi rahat hissettiğiniz bir salon,
Yargılanmadığınız bir atmosfer,
Destekleyici bir yaklaşım
Bu faktörler, sporu zihinsel olarak daha ulaşılabilir kılar. Olumsuz deneyimler ise alışkanlık oluşmadan süreci kesintiye uğratır.
Disiplin, alışkanlığın köprüsüdür. İlk haftalarda disiplinle başlayan süreç:
3–4 hafta sonra rutine,
6–8 hafta içinde alışkanlığa
dönüşebilir.
Bu süreçte önemli olan:
Süreklilik,
Kendine uygun tempo,
Baskıdan uzak bir yaklaşım
benimsemektir.
Spora devam edebilen insanlar “daha iradeli” olduğu için değil, sporu alışkanlığa dönüştürdükleri için başarılıdır.
Disiplin sizi başlatır, alışkanlık ise yolda tutar.
Sporu bırakmamak; daha fazla zorlamak değil, daha doğru planlamak meselesidir.
Sporu kısa süreli bir heves değil, hayatınıza uyumlu bir alışkanlık hâline getirmek istiyorsanız; kişisel planlama ve esnek program seçenekleriyle sürdürülebilir bir spor düzeni oluşturabilirsiniz. Size uygun sistemi birlikte planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.